''Herkes, en azından yılda bir kere dahi olur; gerçek dahi ise birbirine yakın özgün fikirleri olandır.''
G.C. Lichtenberg

Marka İmajı

“Bir markanın imajı; o markanın güçlü ve zayıf noktaları, olumlu ve olumsuz tarafları gibi çoğunlukla konrol edilebilir algılarının bir araya gelmesidir. Bu algılar, markayla doğrudan veya dolaylı olarak yaşanan tecrübeler sonucu zamanla oluşur. İmajın nihai etkisini belirleyecek olan, onun nasıl algılandığıdır. Başka bir deyişle, hedef kitlenin algıları imajı anlamlandırır. Algılar dalgalanıp değiştikçe imaj da değişir'' (Perry ve Wisnom III 2003: 15-16).

Pazarda farkındalık yaratan, kendine has özelliklerini gösterebilmiş bir marka, doğru planlanmış pazarlama iletişimi uygulamaları ile hedef kitlesine ulaşabilirlik ve nitelik, fayda ve özgünlüğünü yansıtan soyut marka değerlerini tam olarak aktarabilirse, müşterisi ile olumlu ve güvene dayalı bir iletişim kurabilir. Müşterinin güvenini kazanmış bir marka, satın alma karar sürecinde rakiplerine göre çok önemli bir avantaja sahiptir. Söz konusu markanın satın alınması ile ilgili karar süreçleri daha hızlı işler. Bu noktada markaya yönelik tüketicilerin algıları ve markayı tanımlama biçimi yani marka imajı, satın alma kararının verilmesi ve eyleme geçirilmesinde belirleyici olarak kendini gösterir.

Marka imajının müşteri zihninde oluşturulmasında etkili olan kaynaklar aşağıdaki gibidir: (Doyle, 2003: 398)

• Deneyim: Müşterileri çoğunlukla markayı daha önceden kullanmıştır. Markanın özellikleri ve inanılırlığı konusunda sıklıkla iyi bir şekilde bilgilendirirler.
• Kişisel: Arkadaşlar, meslektaşlar ve ürünü kullanırken görülen diğer kimseler, markanın özelliklerini ve bazı çağrışımları iletirler.
• Halk: Marka, kitle iletişim araçlarında görülmüş ya da tüketici raporlarında analiz edilmiş olabilir.
• Ticari: Reklam, raflar, ambalaj ve satış görevlileri markanın özelliklerini ve birini diğerine iletmede önemli kaynaktır.